Okul Öncesi Dönemde Yabancı Dil
Okul öncesi dönemde İngilizceyle tanışmanın merak ve oyunla nasıl başladığını; aile ortamında yabancı dili günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmenin yollarını anlatıyoruz.

Okul öncesi dönem, çocukların yeni beceriler ve ilgi alanları keşfetmeye başladıkları önemli bir süreçtir. Yabancı dille tanışmak da bu keşiflerin güzel bir parçası olabilir. Ben de İngilizceyi ilk öğrenmeye başladığım zamanları hatırlıyorum. İlkokulda okuyan kuzenim yaz dönemi süresince ailesiyle bize kalmaya gelirken yanında da İngilizce çalışma kitabını getirmişti. Her yeri resimlerle dolu, dilini anlayamadığım kitap bende daha önce hiç deneyimlemediğim bir merak uyandırmıştı. Yalnızca birkaç ay sonrasında evimizdeki tüplü bilgisayarda önüme sözlükler açıp oyunlar oynuyor, WinRAR’dan şarkılar dinliyor, duyduğum ve gördüğüm her bir kelimeyi sayfalarda arayıp öğrenmeye aç bir şekilde İngilizcenin yollarında geziniyordum. Yıl ise aşağı yukarı 2004 idi.
İşte bu yüzden unutmamalıyız ki, çocukların ilgi alanları okul öncesi dönemde deneyimledikleri oyunlar, şarkılar ve aktiviteler ile gelişir ve bu deneyimler onların ilerleyen yıllardaki ilgi alanlarının şekillenmesine katkıda bulunabilir. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, her çocuk aynı değildir. Kendi ilgi alanlarını keşfetmeye başladıkça bazı çocuklar yabancı dile ilgi duyarken, bazıları sayıların dünyasına merak salabilir, bazıları da teknolojiyi daha yakından takip etmek isteyebilir. Başka çocuklar ise kendilerini resme olan ilgileriyle ifade edebilir.
Aile Ortamı ve Yabancı Dil
Aile ortamı da çocuğun yabancı dile maruz kalması konusunda en az okul kadar, hatta daha da önemlidir. Düzenli tekrar beraberinde başarıyı getirir ama bunun için ebeveynlerin desteği de gerekir. Çocuklarla gün içinde İngilizce kelimeler kullanarak oyunlar oynamak, sevebilecekleri masallar okumak, şarkılar dinlemek veya çizgi filmler izlemek ya da onlarla İngilizce konuşup sorular sormak kulaklarının yabancı dile olabildiğince maruz kalmasını sağlayacak ve erken yaşta sağlam bir altyapı oluşturmalarına yardımcı olacaktır.
Evde İngilizceyi Nasıl Günlük Hayatın Bir Parçası Haline Getirebiliriz?
Gün içinde basit sorular sorup onlarla yabancı dilde muhabbet etmek ve bunu sık sık tekrarlamak uzun vadede onlara büyük katkı sağlayacaktır. Amacımız çocuklarımızın küçük yaşta yüzlerce kelime ezberlemesi değil; İngilizceyi duyduklarında merak etmeleri, bir şarkıda İngilizce bir kelimeyi fark etmeleri, bir oyunda İngilizce konuşmaktan çekinmemeleri ve zamanla bu dili hayatlarının doğal bir parçası olarak görmeleridir.
Örneğin:
- How was your day?
- Are you happy, sad or angry? (jest ve mimiklerle destekleyerek)
- How is the weather?
- What is your favorite …? (animal, colour, fruit vb.)
İngilizce aktiviteler bunlarla sınırlı kalmak zorunda değil. Oyunlar ev işleriyle birleştirilirse daha da pekiştirici olacaktır. Örneğin o gün evde yapılacak yemekler, temizlik veya başka bir takım işler sırasında çocuğa da roller verilir ve bunlar İngilizce oyunlara dönüştürülürse bunlar çocuğun asla unutmayacağı güzel anlara dönüşebilir.
- Anne-baba ile İngilizce kullanarak kek yapımı (we add the flour, we add the eggs, we add a spoonful of sugar vb.)
- Ev eşyalarını tanıma ve kullanma (this is a vacuum cleaner, this is a duster, this is a washing machine, this is a dishwasher vb.)
- Alışverişe giderken İngilizce konuşmak (we need 2 kg of sugar, 2 loaves of bread, 1 kg of peaches vb.)
- Beraber izlenen bir program veya o an evde yapılan bir iş sırasında çocuğa İngilizce sorular sormak (What is he/she doing?)
Örnekler daha da türetilebilir. Unutulmaması gereken en önemli nokta, çocuğu asla azarlamamak; bilemediği veya dikkatini veremediği durumlarda ona kızmamaktır. En nihayetinde diğer her şeyde olduğu gibi, dil öğrenimi de uzun vadeli bir süreçtir ve sabır ister. Bu konuda çocuklarımızla iş birliği içinde olmak, onların fikirlerini sormak ve onlarla empati kurmak çok önemlidir. Çünkü her çocuğun öğrenme süreci farklıdır. Bu nedenle çocuklarımızı birbirleriyle kıyaslamak yerine onların ihtiyaçlarını, ilgilerini ve öğrenme hızlarını dikkate almak önemlidir.
Öncelikli amacımız çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve huzurlu hissettiği bir yuva ortamı oluşturmak olursa, çocuklarımız öğrenmeye her daim açık olacaktır. O yüzden çocuklarımızın sağlıklı büyüdüğü, neşe ve huzurun her daim içimizde olduğu günlerde buluşmak dileğiyle…
Bu konuyu daha detaylı konuşmak ister misiniz?
Uzman kadromuzla birebir görüşme planlayın.
